Son zamanlarda Sıfır Bir dizisi sosyal medyada eskisinden de popüler oldu. Diziyle ilgili yapılan kısa kesitler, editlenmiş videolar tekrardan büyük artış gösterdi. Gökhan Diğicibaşı (Gökhan abi karakteri) yakın zamanda “Aksinevizyon” isimli youtube kanalının bir videosunun konuğuydu. Kendisi dizinin karizmatik, akılda kalan, sivri dilli bir karakteriydi. Memlekette “Gökhan abi haklıydı.” şeklinde içerikler birçok kez paylaşılmakta ve bunu destekleyen onlarca yorum bulunmaktadır. Gökhan abinin iş kurup Adana’yı kalkındıracağı, Savaş ve arkadaşlarının ise mahalle kültürüyle yetişmiş cahil, eğitimsiz tipler olup eldeki parayı hiç ettiği ve Gökhan’ın çabalarını boşa çıkardığı iddia edilmektedir. Ben de bu konuyu tartışmaya açmak istedim.


5. Sezonda Savaş’ın hapse girmesinin ardından mahalle firari Cihat Sarsılmaz ve gruptaki gençlerden ve liderlerden yaşça büyük olan, gruba 3. sezon sonunda dahil olan Gökhan abi karakterine kalmıştı. Gökhan abi eskiden camcılık, esnaflık yapmış, ticaretle uğraşmış bir karakterken sonradan “gayrimeşru” hayata dahil olmuş ve hapishaneye girmiştir. Hem hapishane hayatında, hem de esnaflık hayatında birçok insanla tanışmış ve bağlantı kurmuştur. Bu anlamda Savaş’ın grubunun gücünü artırması için işlevi olan bir aktördür. İş çözülmesine aracılık eden, iş ayarlayan bir aktördür. Sami’nin ölümüne kadar da tutucu değil risk alan bir karakterdi. Sami ağanın ölümünden sonra da aynı şekilde piyasada büyümeye, gücünü artırmaya çalışan biriydi. Haraç kesmek, tefecilik, kumarhane işletmek, hırsızlık organize etmek, paralara çökmek, mekana çökmek gibi çeşitli işler, “icraatler” konusunda rol oynamıştır. Adana’nın en büyük gücü ve korkulan ismi olan Sami ağanın öldürülmesinin ardından onun finansmanı paraları alıp kaçmış, Sami ağadaki paralara çökmüştür. Gökhan abi ise Sami ağa gibi memlekette türlü gayrimeşru işleri organize eden Sami ağanın öldürülmesinde rol oynayan bir aktör olarak o parayı zaten bir savaş ganimeti olarak görmektetydi. 5. sezonda Gökhan abiye göre Savaş’ın ekibi çalışmaz, gününü çalıp çatışmak ile geçirir ve aldığı parayı anında ezer, günlük yaşar, uzun vadeli düşünmez. Gökhan abi bir tüccar, bir esnaf, bir iş adamı olduğu için onun getirmiş olduğu zihniyet ile düşünüp hareket etmektedir. Savaş ve ekibi ise dizinin başından beri “diken üstü bir hayatın olduğu mahallenin huzuru için tehditlerle her gün çatışmak” zihniyeti ile hareket eden bir gruptur. Bu, dizinin ilk sezonundan beri bellidir. İlk bölümde Savaş’ın ekibinden Seyit öldükten sonra “Biz adi olmyacağız, biz abi olacağız.” diyen bu ekip sonradan mahallenin en kalabalık olduğu yere silahlar ve sopalarla girip “Bu mahalle hepimizin. Bu mahallede uyuşturucu, fuhuş, tefecilik olmayacak, kimse kimseyi ezmeyecek. Bu şekilde yaşayacağız. Bu kurallara uymayanlar da çok ağır şekilde cezalandırılacak.” şeklinde bir konuşma yapmıştır. 5. Sezonda hapishaneye giren Savaş’ın aynı düsturu sergilediğini ve aynı tarzdaki konuşmayı hapishane müdürlerine ve koğuş ağalarına yaptığını görebilmekteyiz. Zira 4. sezonda hapishanedeyken de uyuşturucuya savaş açmışlardır. Ondan önceki sezonlarda Seyfi ile çatışma nedenlerinden biri de odur. Cihat, Vedo, Cabbar, Cio, Gökhan abi, Yıldırım, Adnan ve daha niceleri de mahallede uyuşturucu satanları tehdit eder, kullananları döver, tezgahı kuranları ise silahla vurup öldürür veya yaralayıp kovar. Savaş, Cio ve Özgür bunu çocukluklarında doğru bir şey olarak görmüştür. Onlara onlardan önceki mahalle gençleri, mahalle abileri o şekilde öğretmiştir.



Erkeklik krizinin ve diken üstü bir hayatın olduğu mahallede uyuşturucu kullanımının artması ve eğitimsiz gençlerin bu sentetik uyuşturucuyu üretmek için çalıştırılması veya bu uyuşturucuyu kullanması mahalle için hayati bir tehlikedir ve bu yolda nice genç ölmüş (https://youtu.be/DDB47Btfo9M?si=7x2JNHmOU4ypPMWf), nice aile evlatlarını kaybermiştir. Haliyle gergin olan mahalleli de gücünün yettiği ve gözünün gördüğü üzere tezgahçıları, torbacıları gördüğü yerde dövmekte, mahalleden kovmaya çalışmaktadır. Tabi mahallede gençlerin işsiz kalmaması, bu uyuşturucunun mahalleye girmemesi için mahallelinin gücü de yetmemektedir. Bu yüzden mahalleli gece vakti çocuklarını dışarı yollamayarak ve gördüğü tezgahçıyı dövüp hıncını ondan çıkartarak kendi tatmin etmekte, mahallelinin gözüne girmekte ve enerjisini boşaltıp vicdanını rahatlatmaya çalışmaktadır.
Mahallenin tek sorunu genç erkeklerle sınırlı da değildir. Kan davaları, işsizlik, kumar, hırsızlık gibi sorunlar da vardır. Savaş ve arkadaşlarının yetiştiği ve yırtmaya, kendilerini kurtarmaya ve mahalleyi kurtaran aktör olmaya çalıştıkları dönemin şartları bunlardır.
Dizide Savaş ve arkadaşlarının görünen ilk icraati genelev işleten bir patronu öldürmek ve o paraya çökmektir. Haram paraya çökmek onların gözünde deyimi yerindeyse helal, hatta farzdır, vaciptir. Tefecinin, genelev patronlarının elde ettiği paralara çökmek onların raconu olmuştur. Bu parayı da sadece “esmek” için harcamazlar. Hem ekibe, hem de mahalleliye kıyafet alırlar, hem büyükbaş hayvan kurban edip etini mahalleliye dağıtırlar, hem kurabilirlerse iş kurar veya başka esnafın, tüccarın işine aracılık eder veya onlarla ortak olurlar, hem de bu sayede gençlere iş ayarlarlar. Ayrıca Gökhan abi de öyle toplumdan kopuk bir yerde, fildişi kulelerinde yaşayan bir adam değildir. O da sonuç olarak bir mahalle esnafıdır. Yani aslında Gökhan abi çok profesyonel, diğerleri ise cahil cuhela tipler şeklindeki algı yanlıştır. Bu 2 aktörü birbirinden tamamen ayrı kutuplara yerleştirmek, bu 2 karakter arasında zıtlık kurmak çok da doğru değildir. Gökhan abinin yaptığı şeyi zaten gözle görülebilir bir ölçüde Savaş ve ekibi de yapmaktadır. Aracılık etmek, uyuşturucuya savaş açmak, başka esnafların işini çözmek, komisyon almak, iş ayarlamaya ve sorun çözmeye, bundan alabilirse payını almaya çalışmak Gökhan abinin de Savaş ve ekibinin de yaptığı şeydir. Dizinin son sezonunda mahallede çatışacak başka bir güç yoktur. Savaş’ın yokluğunda ipleri eline alan Gökhan abi ise çok büyümüştür. Bunu da Sami ağanın adamını öldürüp gruptan habersiz o paraya çökerek, tefeci ile iş tutarak yapmıştır. Dizide Gökhan abinin eski arkadaşı Doğan karakterini de görmekteyiz. Gayrimeşru hayatta meşruya en yakın, en aklı selim görünen karakter Doğan abidir. Doğan abi Gökhan abinin ekipten gizlice iş çevirdiğini öğrenir ve bunu gruba bildirecekken Gökhan abi tarafından yakalanıp öldürülür.


Dizinin son sezonunda Savaş ve Cihat’a karşı Gökhan ve onun altındaki Serdar ile İrfo karakterlerini görmekteyiz. Ama her ne kadar bu karakterler birbiriyle çatışmış, her 2 tarafın ve beraber yol yürüyen ekipten herkes ölmüş olsa da ve bundan aileleri de nasibini almış olsa da Savaş ve Cihat, Gökhan abiye kafa yapısı olarak en yakın isimlerdir. Çatışma için önce ortaklık gerekir. Savaşanlar her zaman düşmana ihtiyaç duyar. Savaş’ın ekibindeki gencin de dediği gibi “Abilere selam çatışmaya devam.” durumu veya “Çalışma yok çatışma var.” durumu söz konusudur. Çatışmak için önce bir ortaklık gerekir. Çünkü çatışan tarafların daha en başta çatışılacak konu üzerinde ve çatışmak üzerinde ortaklaşması gerekir. Savaş ve Gökhan çatışması ile ilgili olarak “Öküz öldü ortaklık bozuldu.” durumu söz konusudur. Çünkü memleketin en güçlüsü olmuşlardır. Ama bu grubun ortak kalabilmesi için de dışarıdan bir tehdide ihtiyacı olmuştur. Ama o düşman yoktur. Artık ekip Roma gibi doğal sınırlarına ulaşmıştır. Her yol Roma’ya, her yolsuzluk da Roma’dan çıkar. Bir yerde zirve denilen bir şey varsa o zirvenin anlamı daha fazla yükselme imkanının olmaması ve düşüşün başlaması anlamına gelir. Zirveye çıkmak ne kadar zorsa zirveden düşmek o kadar kolaydır. Eğimi yüksek bir dağın zirvesine tırmanmak çok zordur. Ama o zirveden aşağıya varmak da o kadar hızlıdır. Herhangi bir şey yapmanıza gerek yoktur. İlk adımı atsanız da atmasanız da yuvarlana yuvarlana hızlı bir şekilde aşağıya çakılırsınız.
4.sezonun sonlarından itibaren Gökhan abinin güç zehirlenmesine rağmen Gökhan abiyle gençlerin arasını iyi tutmaya, Gökhan abiyi ekipte tutmaya, Gökhan abiyi korumaya çalışan abilerdir. Cio, Cabbar ve Özgür ise Gökhan abiye karşı bu kadar hoşgörülü davranmaya çalışmaz. Cio, Cabbar ve Özgür zaten ekibin Savaş ve Seyit ile beraber ilk üyeleridir. Gerçi çocukluğu beraber geçenler, birbirini kardeş belleyenler Özgür, Savaş ve Cio’dur. Savaş’ın babası öldüğünden beri Savaş, Cio’nun ailesiyle beraber kalmakta, ne yaparlarsa beraber yapmaktadırlar. Berto, Cabbar, Seyit, Cabbar’dan önceki Cabbar, Vedo, Kemo ekibe bu üçlüden sonra katılmıştır. Bu ekibe Cemo’yu ve belki Kemo’nun kardeşi Cemal’i de dahil edebiliriz. Aksinevizyon isimli Youtube kanalının bir videosuna konuk olan Vedat Karahan da o ekipte bir türlü ölmediğini, dizide ölmesine izin verilmediğini dile getirmiştir.
Peki Savaş ve Cihat neden Gökhan abiyi korumak istedi? Cihat zaten kendi mahallesinde arabulucu ve ileri gelen Hüseyin Sarsılmaz’ın kardeşiydi. İş çözmek, iş ayarlamak, “icraat yapmak” onun gündelik hayatının bir parçası olacak şekilde yetiştirilmeye çalışılmıştır. Agresiftir. Büyüme isteği olmayan biri değildir. Savaş da Emrah Safa Gürkan’ın mafya ile ilgili tanımında olduğu gibi kişiler arası özel güvenlik hizmeti ve arabuluculuk yapan bir karar merciidir. Bunu zaten tüm toplum üzerinde yapan meşru şiddet tekeline devlet deniyor. Bu yüzden de mafyaya paralel devlet denebiliyor (https://www.youtube.com/watch?v=LI-aX1vGGTY). Mafya, kabadayılar, çeteler, mahalle abileri, eşrafı, ileri gelenleri devlet kadar yazılı iş yapmayabilir, yazılı kanunlara bağlı hareket etmeyebilir veya güçlü olmayabilir ama yaptığı şeyler ve işleme şekli devletin yaptığı şeylerden ve işleme şeklinden çok da uzak değildir. Devlet vergi alır, mafya haraç toplar. Devlet mahkemeye sahiptir. Mafya ise ortak bir masaya ve cemaate sahiptir. Devletin yürütme organı, hükümeti, başkanı vardır. Mafyanın da babası, konseyi, liderler grubu vardır. Bu durum çeteler için de geçerlidir. Foucault’un dediği gibi iktidar her yerdedir.
Kısaca Cihat da, Savaş da, Gökhan abi de mahallenin kurtuluş yolunu işbirliğinde, iş çözmekte, ortaklıklar kurmakta, esnafla anlaşıp yeni işler kurmakta, kirli parayı sisteme sokmakta görmüştür. Gökhan abi bu konuda diğerlerinden daha tecrübeli ve itibarlı, diğer esnaflar ve gayrimeşru tarafından tanınan bir isimdir. Ama bir insanın işlevli olması ile haklı olması aynı şey değildir. Ayrıca Gökhan abinin diğerlerinden daha işlevli gibi görünmesi de onun o parayı daha verimli kullanacağını da göstermez. Kaldı ki ana amaç nedir? Savaş ve ekibi için mahallenin ve ekibin kurtuluşu, istihdamın sağlanması, kimsenin kimseyi ezmemesi, mahalleye uyuşturucu girmemesi, mahallelinin hep beraber diken üstü hayattan kurtuluşu ve beraber, dayanışma yoluyla huzurlu yaşaması, mahallede ihtiyaç sahibi, yetim, öksüz birinin kalmaması, belirsizliklerin, kaygıların, öngörülemezliklerin sona ermesidir. Savaş’ın ekibi bu yolda elde ettikleri parayı önce mahallelinin direkt ihtiyaçlarına harcarlar. Amaç ve araç bellidir. Savaş ve ekibi için para bir amaç değil araçtır. Gökhan abide amaç Savaş ve ekibinde olduğu kadar mahallelinin ihtiyaçlarını gidermek değildir. Onun ana amacı iş kurmak, parayı sisteme sokmak, belki gençlere iş bulmak, büyümek ve yeni düzenin kaymağını yemektir. Kendisi de bu memleket için bedel ödediklerini ve kaymağını yemenin en çok kendilerine yakışacağını dile getirmiştir Savaş’a hapishane ziyaretinde kumarhane açtığını söyledikten sonra. Savaş kumarhane fikrini tehlikeli görmüştü. Ayrıca Savaş’ın yokluğunda elde ettiği güç onu ulaşılamaz, gruptan kopuk bir konuma getirmiştir. Hal ve tavırlarından da Savaş’ın dediği ideal, himaye eden, garibana sahip çıkan abi rolünden uzak bir karakterdir. Bir ideali yoktur. Paranoya ve savaş hukuku, olağanüstü hal durumu ile yaşar. Bu onun realist veya karamsar olduğunu da göstermez. Bu, onun gruba karşı tavır ve aksiyonlarını da aklamaz. Bu, onun sadece güç dengesinde en güçlü konuma geldiğini ve bu gücü suistimal ettiğini gösterir. Açtığı kumarhaneye memleketin en sorunlu tipleri, toplumdan kopuk, hiçbir etiği olmayan adamlar gelmektedir. Bunlardan toplumla bağını koparmış, eğitimsiz gençleri de kendi altında çalıştırmaktadır. Bunlar da Savaş ve ekibi ile çatışmaya girmektedir. Cabbar’ın, Cihat’ın, Savaş’ın, Nesih abinin, Yıldırım’ın, Burak ve Cengo’nun, Azad’ın, Anafor’un, Doğan abinin, Berto’nun, Nesih abinin hamile eşinin, hatta Ozi’nin ve ekibinin, Serdar ve İrfo’nun da ölümlerinden doğrudan sorumludur. Hepsinin ölümünde Gökhan’ın kararları veya doğrudan mermileri vardır. Bunu yapan bir adamın mahalleyi kalkındıracağına inanmak, Savaş ve ekibini ise buna engel olan cahil suçlular olarak görmek dolayısıyla saçmadır. Sonuç olarak Gökhan abi anlaşılabilir, sıradan, karizmatik bir isimdir ama kendisine %100 hain demek çok doğru olmayacağı gibi Savaş ve ekibi karşısında Gökhan abiyi haklı görmek de bir o kadar yanlıştır bana göre.


