Yazar: Ece ERGÜN

Avrupa Yakası türk televizyon tarihinin gelmiş geçmiş en iyi sit-com’larından biri olan Avrupa Yakası, üzerinden yıllar geçmesine rağmen popülaritesinden hiçbir şey kaybetmiyor. Gülse Birsel’in kaleminden çıkan, her bir karakteri adeta aramızdan biriymiş gibi hissettiren bu efsane dizi, Sütçüoğlu Rezidans’ın ve dergi ofisinin kahkaha dolu koridorlarında geçti. Yayınlandığı dönemde sokakları boşaltan, bugün ise sosyal medyadaki kesitleriyle milyonlara ulaşan yapım, Türk popüler kültürüne silinmez izler bıraktı. Peki, Avrupa Yakası’nın en unutulmaz karakterleri kimler ve dilden dile dolaşan en komik replikler hangileri? Gelin, Nişantaşı’nın bu absürt ama bir o kadar samimi dünyasına yakından bakalım. Burhan Altıntop: Türk Sit-Com Tarihinin En Nevrotik Efsanesi Avrupa…

Read More

Eski dizileri izledikten sonra yeni dizileri izliyoruz ve ekran karşısına geçip günümüz yapımlarını izlerken sık sık aynı hisse kapılıyoruz. Her şey çok kusursuz, çok parlak ama bir o kadar da ruhsuz. Neden hep o eski mahalle samimiyetini, o eski aile dizilerindeki sıcaklığı arıyoruz? Oysa bir dönemin dizileri evlerimize misafir olan yabancılar değil, mahallemizden tanıdığımız 7 Numara’daki Vahit Hoca, fitne fesat ama bir o kadar da neşeli Haydar, Karadeniz’in hınzır uşakları tam olarak bizdendi. Yorucu.com’un bu yeni sayfasında, bugünün steril dijital dünyasından kaçıp sığındığımız o eski dizilerin kalbimize dokunan samimiyetini, mahalle kültürünü ve bugünün yapımlarında neden o eski tadı bulamadığımızı tüm…

Read More

Dijital Kronometre ve İçimizdeki O Huzursuzluk Gelecek kaygısı neden var? Gözümüzü açtığımız andan itibaren bildirim sesleriyle kuşatıldığımız, her şeyin “en hızlısı”, “en yenisi” ve “en otomatize olanı” ile sınandığımız bir çağda yaşıyoruz. “Yetişmek” kelimesi artık sadece bir yere varmak değildir. Bir trende, bir yazılıma, bir kariyere veya zamana ayak uydurabilmek anlamına geliyor. Kahve masalarında ya da teknoloji sohbetlerinde sıkça duyduğumuz o cümle kulaklarımızda çınlıyor. “Eğer geleceğe ayak uydurmazsanız, 2030’a kalmadan silinip gidersiniz.” Peki, bu cümle bizde neden derin bir gelecek korkusu yaratıyor? Teknolojinin Gölgesinde “Yetersizlik” Hissi Bugün kariyer basamaklarını tırmanmaya çalışan genç bir insan olmak, adeta bitiş çizgisi sürekli ileri…

Read More