hiç bir zaman yazı seven insanlardan olmadım
çünkü sosyal bir kelebek değilim
içine kapanık kendi küçük dünyacığında yaşayıp giden bir genç kızım
ve işte
geldi benim aylar
o battaniye altında kitap okumalar
alıp sıcacık kahveni
friendisini izlemek
renkli kazaklar giyip güzel kombinler yapıp
datelere çıkmak
bir kaç sıcak şarap içip yağmurda dolaşmak
sonbaharın sararan yapraklarıyla oynayan kedileri banklarda izlemek
hepsi opsiyonel bu dediklerimin taa ki
terlememek hariç
allahım düşüncesi bile güzel
ama umarım bu yıl düşüncede kalmaz bütün bunlar
çünkü ben türkiyede yaşıyorum
evet bunu hatırlamam gerekiyordu bunları yazmadan önce
çıtırlılize bir özür diliyorum herkesten
kazak fiyatları uçuyor
sıcak şarabı eğer evde yapmıyorsanız hayal gibi bir şey
yağmurlu hava da maalesef öksürük krizi getiri ki bunu önemli anlarda istemeyiz
eee napcaz
evet ilk dediğimize dönüyoruz film izlemekkkk
hey yyooo
bazılarınız için sıkıcı gelebilir ama benim için asla değil
ve benim gibi onlarca insan tanıyorum
şimdi size mükoo sonbahar film tavsiyeleri geliyor
1- when harry met sally 1989
klasiğimizden başlayalım tabiki when harry met sally . ilk öneri tanıdık olsun dedim.
bu biraz önce saydığım kazaklar, dateler, yapraklar hepsini içinde bulabileceğiniz çok samimi bir yıllara yayılmış aşk filmidir efenim .İçinde geçen diyalogların sizi maziye götüreceğinden eminim. Ama sakın ha gaza gelip Sally gibi kestirmeyin saçları papaz olursunuz nerden biliyorsun demeyin..

2-the beautiful person
canımız lea seydeux ve düyada eşi benzeri görülmemiş erkekler listesiin ilk sıralarında olan luis garrel in
başrollerinde oynadığı bu film annesi yeni vefat eden bir liseli kızın okuldaki öğretmeniyle yaşadığı aşkı anlatıyor.
Parisin soğuk buğulu günlerinde loş sokaklarında dolaşan bu ikiliyle onların aşkında kaybolup gideceğiniz butik bir fransız fimidir kendisi. severizz
3-Belladonna of sadnesss
bunu okuyan bütün kadınlar beni duysun ve eğer izlerseniz bu filmi bu kız kardeşinize söz verin ve filmden bahsetmeye başlayın asla susmayın.
size istemeyeceğiniz ama kadın olmanın ve kadın hissetmenin verdiği doğa gereği en içten bir yerden bildiğiniz o korkunç istismar davasını masalsı bir intikam öyküsü şeklinde betimliyor bu film.
izledikten sonra eski siz olmayacağınız filmlerden biri. 8 marttan önce net izleyin derim.
BONUS 4 -Black box diaries
size bir tane de belgesel önermek istiyorum .
önceki film için söylediğim her şeyin geçerli olduğu ama bu sefer bir intikam değil bir hak mücadelesi olan
ve maalesef gerçek olduğunu bildiğinizden dolayı olayın izlerkenki pikteki duygunuzun dayanışma olduğu şahane bir güç pompası olacak izleyeceğiniz şey .
