Modern Yalnızlık ve Gece Açık Mekanlar
Modern yalnızlık hissini anlatan gece kafesi atmosferi

İnsan bazen kahve içmeye gitmiyor. Sadece evine erken dönmek istemiyor. Son birkaç yılda mekanlar
Herkes laptop açıyor, kulaklık takıyor, bir şeylerle meşgul görünüyor ama kimsenin gerçekten orada olduğu yok.
Bir masada saatlerce oturan insanlar var artık. Bir kahveyi iki saatte bitiren, sürekli telefon ekranını açıp kapatan, çalışıyormuş gibi yapıp aslında sadece düşünmekten yorulan insanlar.
Çünkü mesele kahve değil hiçbir zaman. Bir yere ait hissedebilme ihtimalini biraz daha uzatmak. Bazı mekanların ışığı özellikle loş oluyor bence. İnsanlar biraz daha az görünür olsun diye. Gece açık kafelerde hep aynı tip insanlar oluyor zaten:
eve gitmek istemeyenler, bir mesaj bekleyenler, hayatını değiştirecek motivasyonu o gece bulacağını sananlar, eski sevgilisinin hikayesine bakıp hiçbir şey hissetmemeye çalışanlar ve sadece kalabalığın içinde kaybolmak isteyenler.
Kimse tam olarak mutlu görünmüyor ama kimse kalkıp gitmiyor da. Garip bir geçiş alanı gibi oralar. Ne tamamen sosyalsin ne tamamen yalnız. Ne gerçekten iyisin ne de tam olarak kötü. Bazen yan masadaki insanın hayatını merak ediyor insan. Hangi cümleden sonra sustuğunu, neden sürekli saate baktığını, neden eve gitmek istemediğini.
Çünkü bazı geceler insan kendi evinde bile misafir gibi hissediyor. En tuhafı da şu sanırım: Eskiden insanlar bir yere birileriyle vakit geçirmek için giderdi. Şimdi çoğu insan sadece kendi kafasının içinden biraz uzaklaşmak için çıkıyor. Ve kimse bunu açık açık söylemiyor. Sanırım modern yalnızlık tam olarak böyle bir şey. Kimse tamamen yalnız değil ama kimse gerçekten birlikte de değil.